RİSALEİ KUDSİYYE 1. BAB 8. BEYİT

Last modified date

Bu zatlar Resulün sırrı yari. – Ebu Bekir hususa yarı gari.
Ömer, Osman, Ali ki çarı yari. – Bu zatlar bahri rahmet, kenzi bari.
Hatalardan geçip Hakk’a gidelim. – Cemali ba kemale seyridelim.
045 Bu zatlar Resulün sırrı yari.
Yar; dost, ahbab, tanıdık, arkadaş. Sırrı yari; sır arkadaşı demektir. Bu zatlar Resulün sırrı yari. Sahabe-i Kiram -radıyallâhu anhum- Rasulullah -aleyhissâlatu ve selam-‘ın sır arkadaşları, yakın dostlarıdır demektir. Kur’ân-ı Kerim’de Bakara suresi 143. Ayette şöyle buyrulur. ‘’İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Resûl’ün de size şahit olması için sizi mutedil bir millet kıldık.’’
046 Ebu Bekir hususa gari.
Gar; mağara demektir. Hz. Ebu Bekir -radıyallâhu anh- Rasulullah -aleyhissâlatu ve selam-‘ın mağara arkadaşıdır. Hayatının tamamında Efendimiz -aleyhissâlatu ve selam-‘ın en yakın arkadaşı olmuş, İslâm’ın geldiği andan itibaren iman etmiş, malıyla, canıyla Peygamberimiz -aleyhissâlatu ve selam-‘ı desteklemiştir. Allah ona Mekke’den Medine’ye hicrette Rasulullah -aleyhissâlatu ve selam-‘a hicret arkadaşı olmayı nasip etmiştir. Hicret sırasında mağaraya birlikte sığınmışlar orada Hz. Ebu Bekir -radıyallâhu anh- Rasulullah -aleyhissâlatu ve selam- için endişelenmişti. Onları arasında geçen diyalogu Allah ayet ile haber verdi ve ümmeti kıyamete kadar o ayeti okuyacak. Hz. Ebu Bekir -radıyallâhu anh- bu hadiseden dolayı mağara arkadaşı olarak vasıflanmıştır. Hiç şüphesiz Ashab-ı Kiram -radıyallâhu anhum-‘un tamamı bizler için güzel örneklerdir ama onlar arasında fazileti ile ilk sırayı Hz. Ebu Bekir -radıyallâhu anh- alır. Kur’ân-ı Kerim’de Tevbe suresi 40. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Eğer siz ona (Resûlullah’a) yardım etmezseniz (bu önemli değil); ona Allah yardım etmiştir: Hani, kâfirler onu, iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke’den) çıkarmışlardı; hani onlar mağaradaydı; o, arkadaşına. Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir, diyordu. Bunun üzerine Allah ona (sükûnet sağlayan) emniyetini indirdi, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kâfir olanların sözünü alçalttı. Allah’ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir.’’
047 Ömer, Osman, Ali ki çarı yari.
Çar; dört. Yar; Dost, ahbab, tanıdık. Çarı yari dört dostu demektir. Hz Ebu Bekir, Hz Ömer, Hz Osman, Hz Ali -radıyallâhu anhum- Peygamberimiz -aleyhissâlatu ve selam-‘ın en yakın dostlarıdır. Ondan sonra onun halifeliğini icra etmişlerdir. Her biri ayrı güzel, ayrı örnektir. Kur’ân-ı Kerim’de Fetih suresi 26. Ayette şöyle buyrulur. ‘’O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da elçisine ve müminlere sükûnet ve güvenini indirdi, onların takvâ sözünü tutmalarını sağladı. Zaten onlar buna lâyık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilendir.’’
048 Bu zatlar bahri rahmet, kenzi bari.
Bahr; deniz. Kenz; hazine, saklı kalmış altın kıymetli eşya para. Bari; Varlıklara biçim verip şekillendiren ve onları mükemmel bir surette yaratan Allah. Bu zatlar rahmet denizi, Allah’ın hazinesidir. Hz Ebu Bekir, Hz Ömer, Hz Osman, Hz Ali -radıyallâhu anhum- hepsi Allah’ın ümmete rahmetidir. Onlar ümmete kurtuluş yolunu göstereni hidayete sevk eden rahmete, cennete ulaşma vesileleridir. Doğru yolun yol göstericileri, hidayet rehberleridir. Yarattıklarını mükemmel şekilde yaratan Allah’ın harikulade kullarıdır. Kur’ân-ı Kerim’de Tevbe suresi 88. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Fakat Peygamber ve onunla beraber inananlar, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir.’’
049 Hatalardan geçip Hakk’a gidelim.
Her ne hatamız varsa bırakalım. Bu hatalardan biride asrımızda sözde İslâm adına konuşup İslâm’a zarar vermeye çalışanların Müslümanların aklına soktukları hatalar. Sahabe-i Kiram -radıyallâhu anhum-‘ı eleştirerek başlayıp hakarete varan şeyler söyleniyor. O din hainlerini dinleyenlerin aklı karışıyor. Ondan sonra Ashab-ı Kiram -radıyallâhu anhum-‘da adam bizde adamız onlarda hata etmiştir demeye başlıyorlar. Herkes haddinibilecek Allah’ın habibine dost olarak seçtiği kadroyla biz nasıl bir olabiliriz. Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şerifler onların faziletini anlatıyor. Biz kimiz ki kendimizi onlarla kıyaslayalım. Biz ancak ve ancak onları örnek alır onlara benzersek onlar kadar olamasakta onların kıymetiyle kıymetleniriz. Bizi aldatanları bırakalım. Kandıranları bırakalım. Hataları bırakalım Allah’a gidelim. Kur’ân-ı Kerim’de Nur suresi 31. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.’’
050 Cemali ba kemale seyridelim.
Kâmil olan, bütün güzel sıfatlarla muttasıf olan Allah’ın cemaline yönelelim. Tarikat dersimizi yaparak manevi yolda ilerleyelim. Kur’ân-ı Kerim’de Bakara suresi 156. Ayette şöyle buyrulur. ‘’O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz, derler.’’
ibrahim zeren

İbrahim Zeren