RİSALEİ KUDSİYYE 1. BAB 5. BEYİT

Last modified date

Ne mümkün vasf olunmak o Habibi. – Ana vassaf hemen Allah karibi.
Ana bi had salât kim ol Habibi. – Bu vuslat derdinin oldu tabibi.
Bu senlikten geçip Hakk’a gidelim. – Cemali ba kemale seyr edelim.
025 Ne mümkün vasf olunmak o Habibi.
Ne mümkün; imkânı yok, imkânsız, Vasf olunmak; halini, taşıdığı özellikleri, durumu, konumunu tarif etmek. Habib; sevgili. Ne mümkün vasf olunmak o Habibi. Allah’ın sevgilisi -aleyhissâlatu ve selam-‘ı tarif etmek, onun değeri, Allah’ın ona verdiği kıymeti, onun insanlık içerisindeki konumunu anlatmak imkânsızdır. Allah’ın sevdiğim dediği, sen olmasaydın habibim kâinatı yaratmazdım dediği o sevgiliyi nasıl anlatabiliriz. Elbette aklımız erdiği, dilimiz döndüğünce anlamaya anlatmaya gayret ederiz. Ama biliriz ki onu anlatırken ne dersek diyelim anlattıklarımız hep eksik kalır. Kur’ân-ı Kerim’de Kalem suresi 4. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.’’
026 Ana vassaf hemen Allah karibi.
Vassaf; özelliklerini tanıyıp tarif eden, her şeyini bilip bildiren, gerektiği şekilde öven demektir. Karib; yakın, uzak olmayan demektir. Onun yani Allah Rasulu -aleyhissâlatu ve selam-‘ı ancak onu en iyi bilen, en yakın olan Allah tarif edebilir. Allah Rasulu -aleyhissâlatu ve selam- gibi bir şaheseri ancak o şaheseri yaratan tanır ve anlatır. Kur’ân-ı Kerim’de Fetih suresi 28. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter.’’
027 Ana bi had salât kim ol Habibi.
Had sınır bi had sınırsız demektir. Salat dua demektir. O Allah’ın Habibi -aleyhissâlatu ve selam-‘a sınırsız, sonsuz selam olsun. Kur’ân-ı Kerim’de Ahzab suresi 56. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Allah ve melekleri, Peygamber’e çok salevât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.’’
028 Bu vuslat derdinin oldu tabibi.
Vuslat; kavuşmak, ulaşmak, sevdiğinin yanına ulaşmak demektir. Rasulullah -sallâllâhû aleyhi ve sellem- bu Allah’tan ayrılık derdimize tabip oldu. Bize Allah’a kavuşmanın yolunu öğretti. Onun öğrettikleriyle vuslatın nasıl sona ereceğini öğrendik. Kur’ân-ı Kerim’de Ahzab suresi 46. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Allah’ın izniyle, bir davetçi ve nûr saçan bir kandil olarak (gönderdik).’’
029 Bu senlikten geçip Hakk’a gidelim.
Benlik, senlik faydasız ve zararlı düşünce, doğru olan ne için yaratıldığımızı düşünmek. Allah’a kulluk etmek için Peygamberimiz -aleyhissâlatu ve selam-‘ın nurundan yaratıldık. Rasulullah -aleyhissâlatu ve selam- olmasaydı yaratılmayacaktı. Öyleyse yaratılış vesilemizi ve sebebini asla aklımızdan çıkartmayalım. Allah’a kul Rasulüne ümmet olmak için yaşayalım. Kur’ân-ı Kerim’de Muhammed suresi 33. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin. İşlerinizi boşa çıkarmayın.’’
030 Cemali ba kemale seyr edelim.
Kâmil olan, bütün güzel sıfatlarla muttasıf olan Allah’ın cemaline yönelelim. Tarikat dersimizi yaparak manevi yolda ilerleyelim. Kur’ân-ı Kerim’de Bakara suresi 156. Ayette şöyle buyrulur. ‘’O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz, derler.’’
ibrahim zeren

İbrahim Zeren