RİSALEİ KUDSİYYE 1. BAB 3. BEYİT

Last modified date

Hüdaya oldu mahsus hamd-u minnet. – Nikab açdı bize kıldı inayet.
Bu derde buldu arifler keramet. – Mehabbet cezbesiyle kıldı davet.
Bu darlıktan geçip Hakk’a gidelim. – Azizim seyri anillah gel idelim.
013 Hüdaya oldu mahsus hamd-u minnet.
Hüda; farsça Rabb, sahip, yaratıcı demektir. Allah’ın ismi olarak kullanılır. Mahsus; tayin edilmiş, ayrılmış, özel. Hamd; övmek, yüceltmek demektir. Nimetlerini karşılıksız veren, bağışlayan, ihsan eden Allah’a saygıyı ifade eder. Minnet; kendisine yapılan iyilik karşısında teşekkür etme isteği. Hüdaya oldu mahsus hamd-u minnet. Hak etmediğimiz halde karşılıksız verdiği nimetler için Allah’a hamd etmeliyiz. Kur’ân-ı Kerim’de Yunus suresi 10. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Onların dualarının sonu da şudur: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.’’
014 Nikab açdı bize kıldı inayet.
Nikab; Yüz örtüsü, peçe, perde. İnayet; yardım etmek, ihsan etmek. Nikab açdı bize kıldı inayet. Allah aradan örtüyü kaldırarak bize yardım etti, bizi destekledi, bize hayırlı ameller yapmayı nasip etti. Kur’ân-ı Kerim’de Tevbe suresi 26. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Sonra Allah, Resûl’ü ile müminler üzerine sekînetini (sükûnet ve huzur duygusu) indirdi’’
015 Bu derde buldu arifler keramet.
Arifler; çok fazla düşünmeye gerek kalmadan gördüğünü bilen ve anlayanlar, âlimler. Keramet; Allah’ın bir ikramı olarak makbul kullarının elinden ortaya çıkan harikulade haller. Burada çare bulmak anlamında kullanılmış. Bu derde buldu arifler keramet. Bir önceki mısrada bahsedilen Allah’ın cemalinden perdenin kalkmasına arifler çözüm buldular. Buldukları zikir ve tefekkürle nefsi terbiye edip Allah’ın rızasına uygun kul olmaya çalışma yolu olan tarikattır. Tarikatın güvenli yol olmasının nedeni Allah Rasulu -aleyhissâlatu ve selam-‘ın çizdiği yolu takip etmesinden dolayıdır. Kur’ân-ı Kerim’de Nahl suresi 43. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.’’
016 Mehabbet cezbesiyle kıldı davet.
Mehabbet; sevgi, ruhun kendisinden lezzet duyduğu şeye meyletmesi. Cezbe; Allah sevgisiyle kendinden geçme hâli. Allah’ın sevdiği bir kulunu kendisine çekmesi. Mehabbet cezbesiyle kıldı davet. Allah bir kulunu sevdiğinde onun kalbine onu kendisine çekecek sevgi koyar. Kalbinde Allah sevgisi olan kul nefsini terbiye için çabalar. Kötü işleri terk eder, iyi şeyler yapmak için gayret eder. Allah’ı çok zikrederek yüksek derecelere kavuşur. Allah kulunu sevgi ile yakalayıp kendine çeker, davet eder. Kur’ân-ı Kerim’de Bakara suresi 164. Ayette şöyle buyrulur. ‘’ İnsalardan bazıları Allah’tan başkasını Allah’a denk tanrılar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır.’’
017 Bu darlıktan geçip Hakk’a gidelim.
Tarikat dışında Allah’ın razı olduğu kul olmak için gidilecek tüm yollar dardır, zordur, tehlikelidir. Allah’ın rızasına ulaşmanın en güvenli ve kolay yolu tarikattir. Tarikat öyle bir yoldur ki yürünmeye başlandığı andan itibaren kalbe ferahlık gelir, huzuru hissetmeye başlar. Kur’ân-ı Kerim’de Al-i İmra suresi 103. Ayette şöyle buyrulur. ‘’Hep birlikte Allah’ın ipine (İslâm’a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın.’’
018 Azizim seyri anillah gel idelim.
Sevgili, saygı değer, şerefli kardeşim gel Allah’a yapılan manevi yolculukta Allah’a ulaştıktan sonra vahdetten kesrete, teklikten çokluğa dönüş hali olan seyri anillah yapalım. Öğrencilikten öğreticiliğe geçelim. Öğrendiklerimizi öğretelim. İnsanları hakk’a davet edelim. Kur’ân-ı Kerim’de Fussilet suresi 33. Ayette şöyle buyrulur. ‘’(İnsanları) Allah’a çağıran, iyi iş yapan ve «Ben müslümanlardanım» diyenden kimin sözü daha güzeldir?’’
ibrahim zeren

İbrahim Zeren