PEYGAMBERLERİN SIFATLARI – SIDK

Last modified date

Peygamberlerin sıfatlarından olan Sıdk kelime anlamı olarak doğru olmak demektir. Bütün peygamberler doğru sözlü, kesinlikle yalan söylemeyen insanlardır. Onların doğru sözlü oluşları sadece peygamberlik vazifesi ile görevlendirildikten sonraki dönemi kapsamaz. Tüm hayatları boyunca peygamberlikle görevlendirilmeden öncede aynı şekilde hep doğru sözlü olmuşlardır. Aksi taktirde insanları Allah’a iman etmeye çağırdıklarında muhataplarının karşısında konumları doğru olmazdı. Daha önce yalan söylediğini bildikleri birinin bu defa yine yalan söyleme ihtimalini düşünüp peşinen ondan uzaklaşırlardı. Oysa bu Allah’ın peygamber göndermesindeki gayenin neticeye ulaşmasına zarar verirdi.
O zaman da peygamber göndermekteki gaye ve hikmet gerçekleşmemiş olurdu. Sıdkın zıddı olan yalan söylemek (kizb), peygamberler hakkında düşünülemez. Bütün peygamberler peygamberlikten önce de sonra da yalan söylememişlerdir. Allah Kur’ân-ı Kerim’de ‘’Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı mutlaka onu kudretimizle yakalardık.’’ (Hakka Suresi 44-45) ayetleriyle peygamberlerin yalan söylemelerine müsaade etmeyeceğini haber vermiştir.
Allah Rasulu -aleyhissâlatu ve selam-‘ın peygamberlik vazifesi verilmeden öncesinde de doğru sözlü olarak bilindiğine dair onun doğruluğunun onun peygamberliğine inanmayanlarca da tasdik edildiğine dair bazı yaşanmış olaylar vardır. Bunlardan biri şöyledir.
Peygamberimiz -sallâllâhû aleyhi ve sellem- davetini ilk açıklamaya başladığı günlerde Safa tepesi üzerinde yüksek bir kayaya çıkarak Kureyşlilere şöyle seslendi: “Ey Kureyş cemâati! Ben size, şu dağın eteğinde veya şu vadide düşman atlıları var; hemen size saldıracak, mallarınızı gasp edecek dersem, bana inanır mısınız?”
Kureyşliler de hiç düşünmeden: “Evet inanırız, çünkü şimdiye kadar seni hep doğru olarak bulduk. Senin yalan söylediğini hiç işitmedik.” Dediler. Efendimiz -sallâllâhû aleyhi ve sellem-‘in doğru sözlü olarak bilinmesini ispat eden yaşanmış hadiselerden bir diğeri de şudur. Bizans İmparatoru Herakliyus Rasulullah -sallâllâhû aleyhi ve sellem- hakkında bilgi edinmek için henüz iman etmemiş olan Ebu Süfyan’a yönelttiği sorulardan birinde: “Hiç sözünde durmadığı oldu mu?” diye sormuştu.
O sıralar Peygamberimiz -aleyhissâlatu ve selam-‘a düşman olmasına rağmen Ebu Süfyan kendisine yöneltilen soruya şöyle cevap verdi: “Hayır. O verdiği her sözü kesinlikle tutar.” demek oldu.
Efendimiz -aleyhissâlatu ve selam- peygamberliğinde önce de sonra da sadece kendine inanlar değil inanmayanlarca doğru sözlü olarak bilindi. Ona büyücü dediler, cinlenmiş dediler ama yalancı demediler. Hatta çok ilginçtir Sahabe-i Kiramdan Abdullah ibni Selam Rasulullah -aleyhissâlatu ve selam-‘ı gördüğünde ‘’Bu yüzün sahibi yalancı biri olamaz.’’ Diyerek iman edip Müslüman olmuştu.
ibrahim zeren

İbrahim Zeren