ANARŞİZMİ SAVUNANLAR NE İSTİYOR?

Last modified date

Anarşizm şahısların mülkiyet sahibi olmasının toplumda baskının nedeni olduğunu savunur. Devletinde özel mülkiyeti korumanın aracı olduğunu kabul eder. Özel mülkiyet ve onun koruyucusu devletin ortadan kalkmasıyla insanın özgürleşeceğini öne sürer. Toplum içerisinde otoritenin tüm biçimlerini reddeder. Anarşist felsefe altın çağ olarak nitelendirilen hayali bir hayatı amaçlar. Bu anlayışa göre özgürlüğün, eşitliğin, mutluluğun önünde en büyük engel ve bütün sorunların kaynağı devlettir. Anarşizme göre insan doğuştan özgür, eşit, akıllı, iyi şeyler düşünen, kötü fikirleri olmayan bir varlıktır. Devlet, din, aile ve özel mülkiyetin varlığı insanın doğasını bozmuştur. Çünkü tüm bunlar insanın karar almasında baskı oluşturup etki eder. İnsanın tekrar özgürleşmesi için üzerinde baskı yapan ona kurallar koyan devlet, din, aile ortadan kalkmalı. İnsan özgür irade sahibi olarak kendi kararlarını kendisi vermeli, merkezi bir yapının aldığı kararlarla yönetilmemelidir. Anarşistler kendilerini her kim ki otoriteyi yok sayar ve ona karşı savaşırsa o bir anarşisttir diye tanımlarlar. Anarşizmi savunanlar devlet karşıtı olarak merkezi bir yönetimi istemezken çoğunluğu en iyi ihtimalle yerel özerk ufak yönetimlerin varlığını kabul ederler. Çok ilginçtir ki bir anarşist olduğunu ve devletin varlığını kabul etmediğini söyleyen Mao Çin’de eline imkân geçince devlet başkanı olmuştu. Tıpkı Mao gibi Lenin’de anarşist fikirliydi ve devletin varlığına sıcak bakmıyordu o da devlet başkanı oldu. Anarşizm tek çeşit bir düşünce değildir. Birbirinden farklı birçok anarşizm vardır. Bunun yanında komunizm, liberalizm, sivil itaatsizlik gibi akımlar kısmen anarşizm barındırırlar. Anarşizm her zaman silahlı saldırıyla anılmıştır. Oysa anarşistlere soracak olsak anarşizmin bir düşünce olduğunu ve fikri savunma ve direnişle gerçekleşeceğini silahlı eylem yapanların yanlış anlayan heyecanlı gençler olduğunu söylerler. Fakat her nerede anarşizmi savunan varsa orada kan dökülmüştür. Üstelik kan dökülmesi onların iddia ettiği gibi birkaç heyecanlı gencin fevri hareketleriyle değil topyekûn ve organize olmuştur. Tarih boyunca anarşizm savunuldu ama hiçbir zaman hayat geçmedi çünkü bir hayalden fazlası değildi. Gerçekliği yoktu. Peki, öyleyse anarşistler gerçekten ne istiyor veya neye hizmet ediyor. Belki anarşizmi savunanların tamamı yaptıklarının farkında dersek haksızlık etmiş oluruz ama farkında olsun ya da olmasınlar hepsi kullanılıyorlar. Masum bir hayal, tüm insanlar için özgürlük diye savundukları devletsiz bir toplum olursa ne olur? Bunun cevabı çok basit. Devlet olmayınca kargaşa olur. Kargaşa olunca o boşluğu elbet bir güç gelip doldurur. İşte anarşizmi savunanlar bilsinler ya da bilmesinler kaosun ortaya çıkması için çalışıyorlar. Biz Müslümanlar Allah’ın emrettiği adaletli bir yönetimin ortaya çıkması için uğraşıyoruz. Hedeflediğimiz adaletli yönetim olduğunda tüm insanların canı, aklı, dini, soyu, malı korunmuş olacak. Eğer anarşistlerin savunduğu devletsiz bir toplum olursa İslâm’ın korunmasını emrettiği tüm bunlar saldırı altında kalacak. O kargaşada elbet bir güç gelecek ve devletin yokluğundan doğan boşluğu dolduracak ve tüm dünyayı kaos ve zulüm kaplayacak. Son söz olarak şunu söyleyelim. Anarşistler farkında olarak ya da olmadan insanların özgürlüğünü değil köleleşmesi için çalışıyorlar.
ibrahim zeren

İbrahim Zeren